29 Mart 2010 Pazartesi

İZNİK ÇİNİ



Şuanda üzerinde çalıştığım bir projenin banyoları için iznik çinilerini kullanarak bir tasarım yapmıştım. Dolayısıyla iyi bir çini firmasına ihtiyacım vardı. İşçilik iyi olsun,renkler ve desenler aslına uygun olsun, firma sahibi derdimizi anlasın derken uzun araştırmalardan sonra Anikya İznik Çini firmasıyla yollarımız kesişti. Beylerbeyi' ndeki Showroomlarına gittiğimde işlerini ve bu sanatı ciddiye alıp titiz bir şekilde çalıştıkları hemen fark ediliyordu.Çini sanatını orjinaline sadık kalarak ama kendi yorumlarını da katarak çok başarılı bir şekilde yaşatıyorlar. Projemiz için güzel örnekler seçtik, siparişimizi verdik. Hayal ettiğim tasarımın gerçekleşeceğine eminim. Ürünlerimiz gelip uygulama tamamlandığında sonucu sizlerle de paylaşacağım.


İLHAM PERİLERİ GALATA KULESİNDE


Bir süredir Cumartesi günlerini geleneksel balık günü ilan ettik ve sık sık soluğu Karaköy' deki salaş balıkçılarda alıyoruz. Bu hafta iştahla yenen yemekten sonra gezip tozmaya halimiz kalmasa da motorla giderken aklımıza Galata Kulesine çıkmayı koymuştuk.Ve istikrarlı bir şekilde bu fikirden caymadık. Karaköyden Bankalar caddesine doğru yönlenip hafifçe sağa doğru tırmanarak yürüdüğünüzde kulenin önünde buluyorsunuz kendinizi.
Öncelikle söylemek lazım, kulenin çevresi başarılı bir şekilde düzenlenmiş. Yıllar sonra kendine yakışan düzenlemeye sahip olmuş.Daha sonra bahsedeceğim lokantalar, cafeler ile çevrili...Etraftaki sokak aralarında ise çok sayıda tasarım dükkanı bulunuyor.İğne oyaları, keçe aksesuarlar, patcwork elbiseler, biblolar görebileceklerinizden sadece birkaçı. Kuleye 09.00- 19:00 saatleri arasında çıkılabiliyor.Çok şanslıyız ki 7 ye çeyrek kala oradaydık ve son asansör turuyla çıkabildik.Manzara tabiiki muhteşem. Bizimle beraber İtalyanlar ve küçük bir Koreli gurupta vardı. Hayranlıkları yüzlerinden belli oluyordu. İstanbul herşeye rağmen hala güzel bir şehir...


21 Ocak 2010 Perşembe

BUYRUN RENK TESTİNE...


Her zaman tasarımda biçim ve oran kadar rengin de çok önemli olduğunu düşünmüşümdür. Proje ve uygulamalarda da görüyoruz ki; aynı mekan, sadece renkleri değiştirilerek çok farklı imajlara sahip olabiliyor. Dolayısıyla, özellikle bir iç mekan tasarımcısının renkleri iyi bilip görmesi, nerede hangi oranda kullanacağının bilincinde olması gerekiyor.

İnternette araştırma yaparken bu renk konusunda kendimizi test etmemizi sağlayacak ilginç bir kaynağa ulaştım. Bu bir test. http://spectralcolor.com/game/huetest_kiosk adresine girdiğinizde karşınıza 22 küçük renkli kutudan oluşan 4 sıralık bir tablo çıkacak. Yapmanız gereken, gördüğünüz renkli kutuları soldaki renkten sağdaki renge doğru sıralamak. Ör: ilk sırada renkler pembeden sarıya, dördüncü sırada liladan pembeye doğru gidiyor olmalı. Basit gibi görünen ama başlayınca insanı biraz zorlayan bu testte; sonuçta skorunuzun düşük olması az hata yaptığınızı, yüksek olması renkleri görmede sorununuz olduğunu( yada dikkatsizlik diyelim)gösterecek. Bakalım nasıl bir sonuçla karşılaşacaksınız? Skorunuzu bu yazının yorum kısmında benimle de paylaşırsanız sevinirim. Kolay gelsin:)

31 Aralık 2009 Perşembe


MENEKŞE TASARIM EKİBİ HEPİNİZE SEVDİKLERİNİZLE GEÇİRECEĞİNİZ MUTLU,SAĞLIKLI VE BOL KAZANÇLI BİR YIL DİLER.

24 Aralık 2009 Perşembe

2010' a doğru giderken;TASARIM DERGİSİ ARALIK SAYISINDAYIZ.

Mimarlık ve tasarım sektörünün önemli yayınlarından TASARIM Dergisi, senenin son ayında " 2009 yılında tasarımda iz bırakanlar" konulu bir dosya yayınlamış. Biz de " Sherbeth " isimli mobilyamızla dünya çapında isim yapmış tasarımcılarla beraber bu çalışma içinde yer almaktayız.
2009 yılı bizler için tescilli mobilya tasarımı konusunda ilk defa profesyonelce hareket ettiğimiz bir yıldı. Çeşitli fuarlarda ve basın organlarında da ürünlerimizi paylaşma imkanı bulduk. Bu çalışmalarımızın yeni yılda da artarak sürmesi için yeni fikirler ve titiz üretimler peşindeyiz.



7 Ağustos 2009 Cuma

Gezdim,gördüm- Silivri Klassis Otel


Bu yaz iş yoğunluğundan dolayı İstanbul dışına tatile gidemeyince yakın çevredeki otelleri araştırmaya başladım. En iyi seçenek Silivri' deki Klassis Otel' di. Anadolu yakasından ulaşım sadece 1 saat 15 dk. Tatmin edici bir havuzu, güzel bir sahili, su sporları merkezi ve 5 yıldızlı otelde olabilecek hertürlü imkanı olan bu otel; cumartesi ve pazar günü havuz, deniz ve güneşe doymamı sağladı. Arta kalan zamanda da mimarisiyle de dikkat çeken oteli incelemeye koyuldum. Yapının mimarı, çalışmalarını Belçika' da sürdüren Şefik Birkiye. Mimar, Klassis Otel' in mimarisinde Eski Roma Mimarisi ile yüzyıl önceki Türk Mimarisi' nden esinlenmiş. Tesisin yerleşim planı bir kasabayı andırıyor. 2 büyük bina, 5 küçük bina ve 301 konaklama ünitesinden oluşuyor. Araziyi baştan başa donatan gezinti yolları, Roma havuzlarını andıran havuzlar, avlular, özenle yapılmış peyzaj düzenlemesi, köprüler ve galerilerle hareketli bir planlama ortaya çıkmış. İç mimaride de Yunan, Roma, Selçuk ve Osmanlı motiflerine sık sık rastlanıyor. Koridor ve salon duvarlarında ünlü Avusturyalı mimar Otto Wagner' in eskizlerinden oluşan tablolar kullanılmış. Ama bu kadar çok kültürün izlerinden esinlenilmesine rağmen göz yormuyor ve en önemlisi arabesk bir tarz ortaya çıkmamış. İstanbul' a yakınlığıyla, geniş alanı ve konforuyla haftasonu tatilleri için mutlaka değerlendirmelisiniz.



15 Mayıs 2009 Cuma

ODA PROJESİ-THE ROOM PROJECT



Günlerden bir gün Danimarkalı sanatçı Annette Merrild farklı ülkelerdeki insanların oturma odalarının fotoğraflarını çekmeye başlar ve bu fotoğrafları uluslararası bir proje haline dönüştürüp sergiler. İstanbul Modern de gezebileceğiniz bu sergi, 9 farklı şehirdeki evlerin oturma odalarından alınan görüntülerden oluşuyor.(Hamburg, New York, Kopenhag, Barcelona, Varşova, Tallinn, Manchester, İstanbul, Lyon) Farklı kültürleri, sosyal çevreleri ve alışkanlıkları gözlemleyebilme fırsatı veriyor.
Her toplumda, kültürün izdüşümü halinde olan oturma odaları benim ilgi alanıma direkt girdiği için böyle bir proje yapma fikrini kıskanmadım desem yalan olur. Sergiyi kesinlikle çok beğendim ve kısa bir zaman aralığına sıkıştırdığım "Oda Projesi" ni rahat bir zamanda tekrar görmek, çıkışta da Tophane de çay içip, Çukurcuma' ya doğru uzanmak istiyorum. Kısmet...:)


17 Nisan 2009 Cuma

Yarışma gecesinden notlar


Önceki yazılarımda bahsettiğim Türkiye' nin Kadın Girişimcisi Yarışması' nın ödül töreni 16 Nisan Perşembe akşamı Swissotel' de gerçekleşti.Detaylı ve özenle hazırlanmış bir geceydi. Katılımcılar arasındaki en genç isim olmanın şaşkınlığı bir taraftan; ekonomi, basın ve iş dünyasının sayılı isimlerinin karşısına çıkmış olmanın heyecanı diğer taraftan... 2119 kadın girişimci arasından ilk 5 içinde olmanın mutluluğunu kesinlikle sonuna kadar yaşadım. Bana finalistler arasında olduğumu söyledikleri gün, 17 Mart 2009' da 2 yaşını dolduran Menekşe Tasarım İç mimarlık ismiyle yaptığımız çalışmaların bu kadar çabuk bir şekilde ödüllendirildiğini öğrenmek önce "rüya mı görüyorum" duygusu uyandırmıştı. Ama sonra düşündüm de 2 sene de az iş yapmamışız. Restorasyon projeleri, mimari projeler, sözlü tarih çalışmaları, tescilli mobilya tasarımları, fuarlar... Hepsi günlerce ve sabahlara kadar süren; işimize ve kültürümüze duyduğumuz sevgiyle yapılan çalışmaların sonucuydu. Bundan sonra da aynı tempoyla şimdiye kadar yaptığımız işleri geliştireceğiz ve yeni yaratıcı projeler üreteceğiz diye umuyorum.
İş hayatında kadınların öneminin giderek arttığını, kadın eliyle yapılan işlerin nasıl bir anda parladığını inkar etmek mümkün değil. Ve bu tip organizasyonlar gerçekten de insana inanılmaz bir motivasyon ve takdir edilmenin mutluluğunu yaşatıyor. Devlet Bakanı Nimet Çubukçu ve KAGİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülseren Onanç' da tören sırasında yaptıkları konuşmalarda benim de katıldığım ortak noktalara değindiler. Özet olarak kadınların cesaretleriyle, yaratıcılıklarıyla toplumda büyük farklar yarattıklarından ve iş hayatına farklı bir bakış açısı getirdiklerinden bahsettiler. Geleceğin dünyasında söz sahibi olmak için girişimciliğin artmasının, özellikle kadın girişimcilerin her alanda var olmasının ve dünya pazarlarında rekabet edebilir duruma gelmesinin öneminin yadsınamaz olduğunu vurguladılar.

14 Nisan 2009 Salı

Güneş Işığı Krize Karşı

Krizin hepimizi, her sektörü etkilediği bu günlerde baharın gelişini ıskalamamalıyız değil mi? Eminim ki parlayan güneşi görünce hepimiz içgüdüsel olarak ruhumuzu, bedenimizi, yaşadığımız yeri yenilemeyi düşünürüz. Yaşam alanı kısmı beni ilgilendirdiği için bu konuda size küçük yönlendirmelerde bulunabilirim. Fazla maddi yük altına girmeden evinizi yenileyebilirsiniz. Mekanınızı neşeli, enerjik hale getirmek için yapacağınız çok basittir. Sadece biraz cesur olmak ve etrafa dikkatli bakmak yeterli.
İşe pencere önlerine saksıyla koyacağınız taze çiçeklerle başlayın. Çiçekler baharın olmazsa olmazlarıdır. Sonra mekandaki bütün aksesuarları bir kutuya yerleştirin, uygun bir yere kaldırın. Sadece vazolar kalsın. Onları da çiçeklerle doldurun. Evinizin en sevdiğiniz köşesine, en sevdiğiniz renkte ( Sarı, turuncu, fıstık yeşilini öneririm) irice yeni bir aksesuar yeleştirin. Bu büyük bir minder, bir abajur, kalın çerçeveli bir ayna veya tek bir koltuk olabilir. Birkaç gün sonra kaldırdığınız aksesuarlardan özlediklerinizi ( sayıları 10 taneyi geçmesin ) birer ikişer çıkartıp önceden bulundukları yerlerin tam tersi istikametlere yerleştirin. Maksat farklılık olsun. Ve işte size pek moda olan detoksun eve uyarlanmış hali :)

ILGAZ DAĞI


Üzerinden biraz zaman geçti ama bloğuma geçen ay gittiğim Ilgaz Dağı' ndan 1-2 kare fotoğraf koymadan geçemedim. Ilgaz Dağı İstanbul' a yaklaşık 7 saat uzaklıkta, Kastamonu' yla Çankırı sınırında bulunuyor. Şimdiye kadar gördüğüm en huzurlu yerlerden biri gerçekten de. Ben bu senenin son kar yağışını yakaladım ve uzunca bir süre o tepeden aşağıya bakmak,bakmak,bakmak istedim...Ama baharda da manzara çok güzel oluyormuş, duyurulur.







11 Nisan 2009 Cumartesi

2009 Yılı

"Türkiye' nin Kadın Girişimcisi"

yarışmasında ilk 5 finalistten biriyim...

Garanti Bankası ile Ekonomist dergisi işbirliği ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’ nin katkıları ile düzenlenen 2009 yılı Türkiye’ nin Kadın Girişimcisi Yarışması’ nda 2.119 kadın girişimci arasından Türkiye’ nin Kadın Sosyal Girişimcisi kategorisinde ilk 5 finalist arasına girmeye hak kazandım. Tamamen tesadüf eseri katıldığım bu yarışmada büyük katılımın olduğunu ve finale kaldığımı öğrenmek gündemimi bir anda değiştirdi. Birinciyi seçmek üzere yapılan mülakata gittiğim gün hepsi alanında başarılı ve yaşça benden bir hayli büyük diğer 4 finalistle tanışma şansım oldu. Sosyal sorumluluk adına kadınların çabalar gösterdiğini, ilerici ve yenilikçi adımlar attığını görmek mutluluk vericiydi. Kimisi gıda sektöründe, kimisi sinema alanında, kimisi ticari çalışmalarıyla finale kalmıştı. Bense restorasyon projeleri, sözlü tarih çalışmaları ve geleneksel motiflerden esinlenerek hazırladığım mobilyalarımla finaldeyim. Yarışmanın sonucu yaklaşık 1 hafta sonra belli olacakmış. 2119 kişiden ilk 5te yer almak tabii ki benim için büyü bir adım ama umarım birinci olurum. :)

3 Nisan 2009 Cuma

YAZI KONUŞUR, ÇİZGİ DİNLER.

"Mimarlar iyi yazamaz ama senin kalemin de bayağı kuvvetliymiş, aferin kızım sana" dedi Prof. Dr. Metin Sözen son görüşmelerimizden birinde. Sonra düşündüm de gerçekten şimdiye kadar mimarlık yaparken yazı yazmaya pek de gerek duymuyordum. Çiziyorum, çiziyorum, çiziyorum...Bazen saatlerce bilgisayar ekranına kilitlenip kalırım yada elimdeki kalemle önümdeki kağıdı karalar dururum. O sırada düşüncelerimin bile farkında olmam, gözüm boşa bakar belki de... Sanki sadece elim hareket eder, bağımsızmış gibi. Adeta uyurgezer bir durumdur bu...
Bilirsiniz, "Kullanılan organ gelişir." diye bir teori vardır. Tamamen katılıyorum. Elinizi kullanırsanız el beceriniz, beyninizi kullanırsanız zekanız, kalbinizi kullanırsanız duygularınız gelişiyor. Öğrencilik sırasında ve sonra iş hayatında mesleğimden dolayı biraz da mecburiyeten ellerime ve matematiksel düşünceye ağırlık verdim. Edebiyatla aram iyi olmasına rağmen bu ilgi okumakla sınırlı kaldı. Yazacak birşey yoktu ki? Şimdi ise yerel Dutağacı Gazetesi' nde yaptığımız projelerin hikayelerini yazmaya başladık. Yayınlanmakta olan hikaye tadındaki bu yazılar yayınlandıkça beğeniliyor, beğenildikçe yazılarım daha keyifli, daha okunaklı oluyor. Şimdiye kadar savunduğumun tersine meğer herkes işi görür de anlamayabilirmiş.Sözler ve kelimeler yapılan işi anlatmakta ustaymış. Harcanan zamanı, emeği, aşamaları, işi yapma nedenlerini, kısacası geçmişini geleceğini söylemek, yazmak lazımmış. Anladım ki projeler ve yaratılan mekanlar göze hitap ederken yazı biraz daha derinlere dokunuyor sanki. Bu yüzden yazarak anlatmaya devam. Şimdi proje hazırlarken sonra yazacaklarımı düşünmek gibi yeni bir derdim var :)

22 Mart 2009 Pazar

FUARDAN HABERLER

Klasik fuar anlayışının dışında katılımcı ve ziyaretçilerin tasarım ve dekorasyon adına farklı bakış açılarıyla yaratıcılık ve özgün tasarımlarla yer aldığı I-DECO fuarı, bu sene de dekorasyon dünyasının uluslararası buluşma noktası olma hedefiyle hazırlanmıştı.
8 ülkeden dünyaca ünlü 25 genç tasarımcının yer aldığı orman konseptinde hazırlanan fuaye alanındaki standımızda modern ve geleneksel çizgilere sahip 2 farklı tescilli koleksiyonumuzu sergiledik. Bu tasarımlar, yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından büyük beğeni kazandı.



26 Şubat 2009 Perşembe

I-DECO 2009 FUARINDAYIZ...


Mimarlık, restorasyon, dekorasyon ve ev aksesuarları konusundaki çalışmalarımız tüm hızıyla sürerken mobilya alanındaki TESCİLLİ tasarımlarımız , yine çok farklı aksesuarlarımız ve MENEKŞE TASARIM İÇ MİMARLIK tescilli markamızla 05 – 09 Mart tarihlerinde CNR’da gerçekleşecek olan İdeco (İstanbul Dekorasyon ve Tasarım) Fuarında yerimizi alacağız. Tasarım ve dekorasyon dünyası için farklı bir soluk olan IDECO ilk olarak 2008 yılında, dekorasyon sektöründe faaliyet gösteren yerli ve yabancı önde gelen firmaların katılımıyla gerçekleştirildi. Hem katılımcı hem de ziyaretçi kitlesiyle diğer fuarlardan farklı bir çizgisi olan İdecoist' in bu ikinci senesinde özellikle Genç Tasarımcılar için ayrılan bölümde yeni mobilya tasarımlarımızı sergileyeceğiz. Kimi zaman geleneksel türk motiflerinden esinlenmelerle, kimi zaman modernizme gönderme yapan biçim ve renklerle karşılaşacaksınız. Fuarı mutlaka ajandanıza not edin, standımıza da uğramadan geçmeyin derim :)

1 Şubat 2009 Pazar

23.Aralık 2008 Taksim - Çekül Vakfı' nda toplantı / Sinem Parlakkaya - Hilmi Balioğlu - Prof Dr.Metin Sözen -Eray Parlakkaya


28 Ocak 2009 Çarşamba

Restorasyon Projelerimiz ÇEKÜL Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı internet sitesinde

Bugün Çekül Vakfı' nın internet sitesinde restorasyon projelerimiz ile ilgili güzel bir yazı yayınlandı. Prof.Dr.Sayın Metin SÖZEN' in önderliğinde başlaya koruma projelerimizle ilgili bu yazıyı aşağıdaki linkten görebilirsiniz.

http://www.cekulvakfi.org.tr/icerik/haberDetay.asp?ID=676

5 Aralık 2008 Cuma

YILBAŞINDA KİŞİYE ÖZEL TASARIMLAR MENEKŞE TASARIM'DA

HALA NE ALACAĞINIZA KARAR VEREMEDİNİZ Mİ ?

SEVDİKLERİNİZE VERMEK İSTEYECEĞİNİZ EŞİ OLMAYAN HEDİYELER İÇİN,

SİZ DE BU YILDA DOSTLARINIZA KENDİLERİNİ ÖZEL HİSSEDECEKLERİ ARMAĞANLAR ALMAK İSTERSENİZ ,

MENEKŞE TASARIM 'A BEKLERİZ :)





















1 Aralık 2008 Pazartesi

RESTORASYON PROJELERİMİZ

uygulamalardan bir örnek

Daha önce burada sizlere Kemaliye' deki tescilli tarihi 5 ev için hazırladığımız projelerden bahsetmiştim. 2008 yılı yazında bu evlerin restorasyon projelerini takip ediyorduk. Uygulamalar bizlerin denetiminde , mahalli ustaların özverili işçiliğinde, ev sahiplerinin kişisel çabalarıyla hızlı bir şekilde tamamlandı. Böylece Kemaliye de bir ilk gerçekleşti ve Kemaliye’ mizin eşi bulunmayan özgün sivil mimarlık örneklerinden ilk grubun Kültür Bakanlığı yardımı ile korunması ve onarılması için gerekenler yerine getirilmiş oldu.

Yapılan yardımın miktarı tabii ki Kemaliye evlerinin mimari özelliği, işçiliği, malzemesi ve büyüklüğü düşünüldüğünde yeterli değildi. Ama şimdiye kadar ev sahiplerinin kendi olanaklarıyla korumaya çalıştıkları yaklaşık 100-300 yıllık eserlerimizin belli bir süre daha korunabilmesi için önemli bir katkı sağlamış oldu. Çatı kaplamaları değiştirildi, cephe ahşap kaplamaları onarıldı, bazı kapılar ve pencere doğramaları yenilendi. Böylece evlerin çehreleri değişti.

Bu sene de mimari özelliği ve doğasıyla her geçen gün hakettiği ilgi ve özenin gösterilmeye başlandığı Kemaliye' nin tarihi dokusunun korumasına katkı sağlamak için çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Yine önemli ve değerli 8 evin daha onarılması amacıyla proje çalışmalarımızı tamamladık. 5 ay süren zorlu ve detaylı proje çalışması döneminden sonra T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ na sunduğumuz dosyamız onaylandı ve bu evler de restorasyon için yardım almaya hak kazandılar. Bütün bu gelişmelerden sonra yerel halkın sonuçlanan somut restorasyon çalışmalarını görüp etkilendiklerini farkettim. Bizlerin ve koruma bilincine sahip halkın her geçen yıl yapacağı çalışmalar ile; yıllardır doğası ,evleri ve kültürülye adından söz edilen Kemaliye, çok yakında Türkiye' nin sayılı açık hava müzelerinden biri haline getirecektir.



23 Eylül 2008 Salı







Ulusal İçmimarlık Sempozyumu: Mekan Tasarımında Geleceğe Yönelik Yaklaşımlar

İçmimarlık alanında yaşanan gelişmeleri çok boyutlu ortak bir platformda toplayarak tartışmaya açmak, mesleki ve akademik anlamda bilgi paylaşımını güçlendirerek desteklemek amacı ile Ekim 2008'den başlayarak iki yılda bir düzenlenmesi planlanan "Ulusal İçmimarlık Sempozyumları"nın ilki, bu alanda köklü bir geçmişe sahip ve konusunda ilk meslek insanlarını yetiştiren bir kurum olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İç Mimarlık Bölümü tarafından 22-24 Ekim 2008 tarihlerinde M.S.G.S.Ü. Oditoryumunda gerçekleştirilecek.Teması "Mekan Tasarımında Geleceğe Yönelik Yaklaşımlar" olarak belirlenen sempozyumun ana tema kapsamında; teknoloji, estetik, malzeme, kuram ve sürdürülebilirlik alt başlıklarını içeren konularda çalışma ve görüşlerini paylaşmak üzere, ilgili disiplinlerde faaliyet gösteren akademik ve profesyonel tüm meslek insanları, bildiri ve projeleri ile sempozyumda yer alacaklar.

23 Temmuz 2008 Çarşamba

Yeni restorasyon projeleri

aşağı umutlu köyünden dönüş
bir yorgunluk anı :)

Geçen sene olduğu gibi bu sene de Kemaliye' de Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmek üzere seçilen evlerin projelerine başladık. Ön çalışma ve rölöve alımı için geçen hafta Kemaliye'deydik. Projelendireceğimiz evlerin hepsi de birbirinden farklı mimari özelliklere, detaylı ahşap işçiliklerine sahipti. Evlerin büyüklüğünün yanısıra ,çoğu yıllardır kapalı durumda olduğu için ölçü almak hiç kolay olmadı. Ama 9 günlük yoğun çalışma sonucunda işimizi tamamladık. Boş zamanlarda gezdik,davetlere katıldık ve yine güzel anılarla Kemaliye'den döndük.

11 Temmuz 2008 Cuma

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK MERKEZ LABORATUARI DEKORASYON PROJESİ

Uzun bir aradan sonra merhaba... İş yoğunluğu, bahar ve yazın gelişinin bünyede yarattığı gevşeme derken bloğumuza epeyce ara vermişim.

Bu arada İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Ana Bilim Dalı Merkez Laboratuarı dekorasyon projesini yapıyordum. Yaklaşık 2 aydır süren çalışmamız nihayet sonuçlandı. Detaylı görüşmeler sonucu hazırladığım proje ve yaptığımız uygulama başarılı bir şekilde tamamlanarak hastane çalışanları tarafından da büyük takdir ve beğeni kazandı. Mekanın düzenlemesinde önceliği doğru planlamaya verdim. Doğru işleyen plandan sonra pozitif enerji verecek renkler kullanmaya, yoğun kullanımdan etkilenmeyecek malzemeler seçmeye özen gösterdim. Bildiğimiz hastane önyargısından uzak, doktorların uzun mesailerini verecekleri bu iş ortamlarına evlerinde gibi hissedecekleri sıcak bir hava vermeye çalıştım. Bu çalışma sırasında Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Feyza Darendeliler ve Dr.Firdevs Baş 'ı ve Bilim Dalı'nın diğer çalışanlarını tanımaktan çok memnun oldum. Artık daha zevkle çalışacakları yeni mekanlarında ,başarılı çalışmalarını sürdürmelerini diliyorum.






27 Mart 2008 Perşembe

SİNAN' A SAYGI FOTOĞRAF YARIŞMASI



Bugün Çekül Vakfı ve Multi Turkmall desteğiyle düzenlenen "Sinan' a Saygı Fotoğraf Yarışması" nın Ayasofya Müzesi' ndeki ödül töreni yapıldı. Aslında bu yarışma ve devamında açılan fotoğraf sergisi Çekül Vakfı' nın Sinan eserlerine yönelik yapmayı planladığı çalışmalarından sadece biriydi.

Büyük usta Mimar Sinan' ın eserleri, üniversite öğrenimi sırasında ve sonraki iş tecrübelerinde esin kaynaklarımız olmuştur. Oluşturduğu her yapı müthiş bir zeka, işçilik ve kabiliyet ürünüdür. Fotoğraf sanatçısı gözüyle bakınca da ortaya çok farklı ve başarılı sonuçlar çıkmıştı. Yapıların şehir içideki duruşu, insanlarla ilişkileri ve aldıkları hasarlar da görülebiliyordu. Tabii Ayasofya' daki sergiyi gezerken farkettim ki günlük modern hayatın koşturması içinde etrafımızdaki sanat eserlerine gereken ilgiyi göstermiyoruz; yabancıların binlerce kilometre uzaktan gelip incelediği ve bizim içinde yaşadığımız şehirde bulunan eserleri yeterli sıklıkta ziyaret etmiyoruz.

Not: Sergiyi 6 Nisan' a kadar gezebilirsiniz. Özellikle mimarlığa ve fotoğrafa meraklı olanlarınızın görmesini tavsiye ederim. Sultanahmet' e de uzun zamandır gitmediyseniz tarihi köftecide yemek yiyebilir, müzeleri gezebilir ve hatta zamanınız varsa biraz aşağıya inerek Cağaloğlu' ndaki kitapçılara ve Kapalıçarşı' ya bile uğrayabilirsiniz.

17 Mart 2008 Pazartesi

Yeni yılla beraber ürün çeşitlerimizde yenilikler yapmıştık.Biraz gecikmeli olarak ofisimizdeki yeni düzenlemelere ait fotoğrafları sizinle paylaşmak istedim.Yeşiller,doreler, morlar,kırmızılar kısacası yine renkli yine farklı aksesuarlarımız var. Devamı için dükkanımıza bekliyorum.


BAHAR DALI


Bahar geldi ,ağaçlar çiçek açtı nihayet...Ama bugün, sokağımızdaki çiçekli ağaçlardan birini budamışlar ne yazık ki. Ben de yerdeki dallardan bir kısmını alıp ,vazoya koydum. Mis gibi kokusu hemen ofisi sardı bile.

6 Mart 2008 Perşembe

Türk İşkadınları Rehberi' ndeyiz...

İlk defa yayınlanan Türk İş Kadınları Rehberi bugün elime ulaştı. Biz de Menekşe Tasarım olarak bu kaynak içinde tanıtım sayfamız,reklam sayfası ve tanıtım filmimiz ile yer alıyoruz Hemen hemen her sektörden kendi alanında başarılı kadın girişimcilerin yer aldığı bu kaynak, içeriği ve görselliğiyle gerçekten de başarılı bir çalışma olmuş. Tanıtımı ve dağıtımı da yeterli düzeyde yapıldığında bu rehber hem kişilerin ve firmaların hedef kitlelerine ulaşmasını sağlayacak, hem de kadınlar arası dayanışmayı güçlendirecektir.

31 Ocak 2008 Perşembe

Almanak 2007

Yapı Endüstri Merkezi web sitesinde bir almanak yayınlamaya başladı. 2007 yılına ait önemli haberleri,etkinlikleri,sektörel haberleri,duyuruları görebileceğiniz almanakta olaylar konu başlıklarına yada tarihe göre seçilip sıralanabiliyor.Yapı Endüstri Merkezi' nin her zamanki gibi sektöre yönelik başarılı çalışmalarından biri daha. Meslektaşlarımın faydalanacağını düşünüyorum.www.yapi.com.tr

21 Kasım 2007 Çarşamba

Zaha Hadid

Arkitera tarafından organizasyonu yapılan Zaha Hadid Konferansı İşkuleleri’nde yapıldı. Çoğunluğu tasarım öğrencisi ve yeni mezunlardan oluşan topluluk yaklaşık 2000 kişiydi ve davetiyeli azınlıktan biri de bendim. Mimarın yorgunluğu yüzünden okunuyordu, 1 saatlik zamanda kısaca yaptığı projelerin üzerinden geçebildi ve 1-2 soruyu cevapladı. Tabii tasarımlar etkileyici. Zaha Hadid belli bir tarzı oturtmuş, doğadan esinlenerek oluşturduğu organik şekillerle taşıyıcı sistemi mükemmel bir şekilde bağdaştırmış. Irmaklardan, patikalardan hatta çöldeki kum tepelerinden esinlenerek oluşturduğu formlarla kendine bir yol çizmiş ve bu alanda en mükemmeli yakalamaya çalışıyor. Ama büyük araziler üzerine yapılan, yandaki binalar ile ilişkilerin kısıtlamadığı, maddi olanakların sonuna kadar kullanıldığı projeler bize “Oo,bu şartlar Türkiye’de de olsa neler yapılır?” duygusunu uyandırıyor. Bu noktada şu soru akla geliyor. Tarz yaratmak adına aynı biçimleri kullanmak ve kendini tekrar etmek arasındaki ince çizgi nedir? Ama yine de Zaha Hadid’ in başarısı inkar edilemez, şehir planlamasındaki uzmanlığı tartışılmaz. Özellikle İstanbul-Kartal için düşünülen sağlıklaştırma projesi gerçekleşirse şehrimiz için güzel bir değişim olacaktır. Son zamanlarda mobilya tasarımları da yapıyor ama bence biraz hafif kalıyorlar. Mimari alandaki başarılarını gölgeler diye düşünüyorum.