tasarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tasarım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2009 Cumartesi

2009 Yılı

"Türkiye' nin Kadın Girişimcisi"

yarışmasında ilk 5 finalistten biriyim...

Garanti Bankası ile Ekonomist dergisi işbirliği ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’ nin katkıları ile düzenlenen 2009 yılı Türkiye’ nin Kadın Girişimcisi Yarışması’ nda 2.119 kadın girişimci arasından Türkiye’ nin Kadın Sosyal Girişimcisi kategorisinde ilk 5 finalist arasına girmeye hak kazandım. Tamamen tesadüf eseri katıldığım bu yarışmada büyük katılımın olduğunu ve finale kaldığımı öğrenmek gündemimi bir anda değiştirdi. Birinciyi seçmek üzere yapılan mülakata gittiğim gün hepsi alanında başarılı ve yaşça benden bir hayli büyük diğer 4 finalistle tanışma şansım oldu. Sosyal sorumluluk adına kadınların çabalar gösterdiğini, ilerici ve yenilikçi adımlar attığını görmek mutluluk vericiydi. Kimisi gıda sektöründe, kimisi sinema alanında, kimisi ticari çalışmalarıyla finale kalmıştı. Bense restorasyon projeleri, sözlü tarih çalışmaları ve geleneksel motiflerden esinlenerek hazırladığım mobilyalarımla finaldeyim. Yarışmanın sonucu yaklaşık 1 hafta sonra belli olacakmış. 2119 kişiden ilk 5te yer almak tabii ki benim için büyü bir adım ama umarım birinci olurum. :)

21 Kasım 2007 Çarşamba

Zaha Hadid

Arkitera tarafından organizasyonu yapılan Zaha Hadid Konferansı İşkuleleri’nde yapıldı. Çoğunluğu tasarım öğrencisi ve yeni mezunlardan oluşan topluluk yaklaşık 2000 kişiydi ve davetiyeli azınlıktan biri de bendim. Mimarın yorgunluğu yüzünden okunuyordu, 1 saatlik zamanda kısaca yaptığı projelerin üzerinden geçebildi ve 1-2 soruyu cevapladı. Tabii tasarımlar etkileyici. Zaha Hadid belli bir tarzı oturtmuş, doğadan esinlenerek oluşturduğu organik şekillerle taşıyıcı sistemi mükemmel bir şekilde bağdaştırmış. Irmaklardan, patikalardan hatta çöldeki kum tepelerinden esinlenerek oluşturduğu formlarla kendine bir yol çizmiş ve bu alanda en mükemmeli yakalamaya çalışıyor. Ama büyük araziler üzerine yapılan, yandaki binalar ile ilişkilerin kısıtlamadığı, maddi olanakların sonuna kadar kullanıldığı projeler bize “Oo,bu şartlar Türkiye’de de olsa neler yapılır?” duygusunu uyandırıyor. Bu noktada şu soru akla geliyor. Tarz yaratmak adına aynı biçimleri kullanmak ve kendini tekrar etmek arasındaki ince çizgi nedir? Ama yine de Zaha Hadid’ in başarısı inkar edilemez, şehir planlamasındaki uzmanlığı tartışılmaz. Özellikle İstanbul-Kartal için düşünülen sağlıklaştırma projesi gerçekleşirse şehrimiz için güzel bir değişim olacaktır. Son zamanlarda mobilya tasarımları da yapıyor ama bence biraz hafif kalıyorlar. Mimari alandaki başarılarını gölgeler diye düşünüyorum.

6 Eylül 2007 Perşembe

Kemaliye - Sn.Bilgin Evi

2007 yılında mimari çalışmalarımızda geleneksel yapılara ve restorasyon projelerine ağırlık verdik. Projesini hazırladığımız ,Tavsan Yönetim Kurulu Başkanı Sn.Cemalettin Bilgin’ e ait Kemaliye’ deki ev de bunlardan biri. İnşaatı süren 3 katlı yapı, Kemaliye’ nin en güzel mahallerinden biri olan Ariki Mahallesi' nin üst kısımlarında konumlanıyor. Harika bir Fırat Nehri manzarasına sahip. Kademeli arazi yapısı ilçeyi de kuşbakışı seyretme imkanı veriyor.
Kaba inşaatı ve dış cephe kaplamasının tamamına yakını biten evin iç dekorasyonu da hızla ilerliyor. Geçtiğimiz haftalarda vitrifiyeleri, seramikleri, vitrayları monte edilmek üzere gönderdik. İmes içindeki Selen Banyo Aksesuarlarından aldığımız bataryalar geçekten çok şık.


Yörenin mimari özelliklerinden olan tepe pencerelerine uygulanan vitraylar da, binanın en göz alıcı detaylarından biri…Eski Osmanlı motiflerinden esinlenerek çizdiğimiz vitray desenlerinin uygulaması da tam istediğimiz gibi olmuş…Şimdi sırada ahşap imalatları var. Odalara yapılacak geleneksel şerbetliklerin, banyolardaki dolapların, mutfak mobilyalarının uygulama projelerini hazırlayıp imalata vereceğiz. İlerleyen aylarda yapının iç mimarisi ve peyzajı tamamen bittiğinde son halini sizlerle paylaşacağım

5 Eylül 2007 Çarşamba

Kanuni' nin oğlu " Cihangir "

Cihangir semtini duydunuz mu? Peki yakın zamanda gittiniz mi? İstanbul' un gerçekten görülesi yerlerinden biri... Bizim ailenin geçmişe ait anılarında çok yeri vardır bu semtin. Annem burada doğduğu evi anlatırken gözleri dolar ( bakınız : yandaki fotoğraf ), yıllar geçmiş olsa da o daracık sokaklarda yaptığı gezintileri hasretle hatırlar. Ananem eski komşularını dilinden düşürmez, "kutu gibi evde çoluk çocuk nasıl da yaşamışız" diye söylenir.
Geçen hafta uzun zamandır gitmediğimiz Cihangir' e gittik. Anılar yine canlandı. Tabii 50 yıl öncesinin Cihangir' iyle şu anki çok farklı. Eskinin mütevazi semti şimdi bohem havaya bürünmüş. Şık cafeler, antikacılar açılmış; kiralar artmış, satılık ev kalmamış. Eski sakinler neredeyse misafir konumuna geçmiş, sonradan gelişen sosyal hayatı merakla seyrediyorlar. Turistler daracık sokaklarda geziyor, kenar köşeyi keşfetmeye çalışıyor. Eski evlerin kapı önlerinde, camlarında hala bakımlı,sarışın,zarif teyzeler var. Esnaf mutlu ve kibar.Orta yaşlıları daha atik; yeni çağa uyum sağlamış. Eski topraklar ise sakin sakin işlerini yürütüyorlar.
50 yıl önceki durumu bilemiyorum ama ben semtin şu anki haline bayılıyorum. Arada bir gidip projelerimde kullanmak üzere aksesuarlar seçmek, eski binaları incelemek, yeni tasarımlarla karşılaşmak hoşuma gidiyor. Devamlı kaldığınızda dar sokaklar, yüksek kiralar, otopark sorunu sıkıntı verebilir. Ama yine de Taksim' e yakın olmanın avantajını yaşayabilirsiniz, Fransız tarzındaki cafelerde yemek molası verebilirsiniz, meşhur Çınar Altı Kahvesi' nde çayınızı içip entellektüel sohbetlere kulak kabartabilirsiniz. Ünlü sanatçılardan 1-2 simaya rastlarsanız da cabası...