14 Nisan 2009 Salı
ILGAZ DAĞI
11 Nisan 2009 Cumartesi
2009 Yılı "Türkiye' nin Kadın Girişimcisi"
yarışmasında ilk 5 finalistten biriyim...
Garanti Bankası ile Ekonomist dergisi işbirliği ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’ nin katkıları ile düzenlenen 2009 yılı Türkiye’ nin Kadın Girişimcisi Yarışması’ nda 2.119 kadın girişimci arasından Türkiye’ nin Kadın Sosyal Girişimcisi kategorisinde ilk 5 finalist arasına girmeye hak kazandım. Tamamen tesadüf eseri katıldığım bu yarışmada büyük katılımın olduğunu ve finale kaldığımı öğrenmek gündemimi bir anda değiştirdi. Birinciyi seçmek üzere yapılan mülakata gittiğim gün hepsi alanında başarılı ve yaşça benden bir hayli büyük diğer 4 finalistle tanışma şansım oldu. Sosyal sorumluluk adına kadınların çabalar gösterdiğini, ilerici ve yenilikçi adımlar attığını görmek mutluluk vericiydi. Kimisi gıda sektöründe, kimisi sinema alanında, kimisi ticari çalışmalarıyla finale kalmıştı. Bense restorasyon projeleri, sözlü tarih çalışmaları ve geleneksel motiflerden esinlenerek hazırladığım mobilyalarımla finaldeyim. Yarışmanın sonucu yaklaşık 1 hafta sonra belli olacakmış. 2119 kişiden ilk 5te yer almak tabii ki benim için büyü bir adım ama umarım birinci olurum. :)
3 Nisan 2009 Cuma
YAZI KONUŞUR, ÇİZGİ DİNLER.
"Mimarlar iyi yazamaz ama senin kalemin de bayağı kuvvetliymiş, aferin kızım sana" dedi Prof. Dr. Metin Sözen son görüşmelerimizden birinde. Sonra düşündüm de gerçekten şimdiye kadar mimarlık yaparken yazı yazmaya pek de gerek duymuyordum. Çiziyorum, çiziyorum, çiziyorum...Bazen saatlerce bilgisayar ekranına kilitlenip kalırım yada elimdeki kalemle önümdeki kağıdı karalar dururum. O sırada düşüncelerimin bile farkında olmam, gözüm boşa bakar belki de... Sanki sadece elim hareket eder, bağımsızmış gibi. Adeta uyurgezer bir durumdur bu...
Bilirsiniz, "Kullanılan organ gelişir." diye bir teori vardır. Tamamen katılıyorum. Elinizi kullanırsanız el beceriniz, beyninizi kullanırsanız zekanız, kalbinizi kullanırsanız duygularınız gelişiyor. Öğrencilik sırasında ve sonra iş hayatında mesleğimden dolayı biraz da mecburiyeten ellerime ve matematiksel düşünceye ağırlık verdim. Edebiyatla aram iyi olmasına rağmen bu ilgi okumakla sınırlı kaldı. Yazacak birşey yoktu ki? Şimdi ise yerel Dutağacı Gazetesi' nde yaptığımız projelerin hikayelerini yazmaya başladık. Yayınlanmakta olan hikaye tadındaki bu yazılar yayınlandıkça beğeniliyor, beğenildikçe yazılarım daha keyifli, daha okunaklı oluyor. Şimdiye kadar savunduğumun tersine meğer herkes işi görür de anlamayabilirmiş.Sözler ve kelimeler yapılan işi anlatmakta ustaymış. Harcanan zamanı, emeği, aşamaları, işi yapma nedenlerini, kısacası geçmişini geleceğini söylemek, yazmak lazımmış. Anladım ki projeler ve yaratılan mekanlar göze hitap ederken yazı biraz daha derinlere dokunuyor sanki. Bu yüzden yazarak anlatmaya devam. Şimdi proje hazırlarken sonra yazacaklarımı düşünmek gibi yeni bir derdim var :)
25 Mart 2009 Çarşamba
22 Mart 2009 Pazar
FUARDAN HABERLER
Klasik fuar anlayışının dışında katılımcı ve ziyaretçilerin tasarım ve dekorasyon adına farklı bakış açılarıyla yaratıcılık ve özgün tasarımlarla yer aldığı I-DECO fuarı, bu sene de dekorasyon dünyasının uluslararası buluşma noktası olma hedefiyle hazırlanmıştı.8 ülkeden dünyaca ünlü 25 genç tasarımcının yer aldığı orman konseptinde hazırlanan fuaye alanındaki standımızda modern ve geleneksel çizgilere sahip 2 farklı tescilli koleksiyonumuzu sergiledik. Bu tasarımlar, yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından büyük beğeni kazandı.
26 Şubat 2009 Perşembe
I-DECO 2009 FUARINDAYIZ...

Mimarlık, restorasyon, dekorasyon ve ev aksesuarları konusundaki çalışmalarımız tüm hızıyla sürerken mobilya alanındaki TESCİLLİ tasarımlarımız , yine çok farklı aksesuarlarımız ve MENEKŞE TASARIM İÇ MİMARLIK tescilli markamızla 05 – 09 Mart tarihlerinde CNR’da gerçekleşecek olan İdeco (İstanbul Dekorasyon ve Tasarım) Fuarında yerimizi alacağız. Tasarım ve dekorasyon dünyası için farklı bir soluk olan IDECO ilk olarak 2008 yılında, dekorasyon sektöründe faaliyet gösteren yerli ve yabancı önde gelen firmaların katılımıyla gerçekleştirildi. Hem katılımcı hem de ziyaretçi kitlesiyle diğer fuarlardan farklı bir çizgisi olan İdecoist' in bu ikinci senesinde özellikle Genç Tasarımcılar için ayrılan bölümde yeni mobilya tasarımlarımızı sergileyeceğiz. Kimi zaman geleneksel türk motiflerinden esinlenmelerle, kimi zaman modernizme gönderme yapan biçim ve renklerle karşılaşacaksınız. Fuarı mutlaka ajandanıza not edin, standımıza da uğramadan geçmeyin derim :)
1 Şubat 2009 Pazar
28 Ocak 2009 Çarşamba
Restorasyon Projelerimiz ÇEKÜL Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı internet sitesinde
Bugün Çekül Vakfı' nın internet sitesinde restorasyon projelerimiz ile ilgili güzel bir yazı yayınlandı. Prof.Dr.Sayın Metin SÖZEN' in önderliğinde başlaya koruma projelerimizle ilgili bu yazıyı aşağıdaki linkten görebilirsiniz.
http://www.cekulvakfi.org.tr/icerik/haberDetay.asp?ID=676
http://www.cekulvakfi.org.tr/icerik/haberDetay.asp?ID=676
5 Aralık 2008 Cuma
1 Aralık 2008 Pazartesi
RESTORASYON PROJELERİMİZ
Daha önce burada sizlere Kemaliye' deki tescilli tarihi 5 ev için hazırladığımız projelerden bahsetmiştim. 2008 yılı yazında bu evlerin restorasyon projelerini takip ediyorduk. Uygulamalar bizlerin denetiminde , mahalli ustaların özverili işçiliğinde, ev sahiplerinin kişisel çabalarıyla hızlı bir şekilde tamamlandı. Böylece Kemaliye de bir ilk gerçekleşti ve Kemaliye’ mizin eşi bulunmayan özgün sivil mimarlık örneklerinden ilk grubun Kültür Bakanlığı yardımı ile korunması ve onarılması için gerekenler yerine getirilmiş oldu.
Yapılan yardımın miktarı tabii ki Kemaliye evlerinin mimari özelliği, işçiliği, malzemesi ve büyüklüğü düşünüldüğünde yeterli değildi. Ama şimdiye kadar ev sahiplerinin kendi olanaklarıyla korumaya çalıştıkları yaklaşık 100-300 yıllık eserlerimizin belli bir süre daha korunabilmesi için önemli bir katkı sağlamış oldu. Çatı kaplamaları değiştirildi, cephe ahşap kaplamaları onarıldı, bazı kapılar ve pencere doğramaları yenilendi. Böylece evlerin çehreleri değişti.
Yapılan yardımın miktarı tabii ki Kemaliye evlerinin mimari özelliği, işçiliği, malzemesi ve büyüklüğü düşünüldüğünde yeterli değildi. Ama şimdiye kadar ev sahiplerinin kendi olanaklarıyla korumaya çalıştıkları yaklaşık 100-300 yıllık eserlerimizin belli bir süre daha korunabilmesi için önemli bir katkı sağlamış oldu. Çatı kaplamaları değiştirildi, cephe ahşap kaplamaları onarıldı, bazı kapılar ve pencere doğramaları yenilendi. Böylece evlerin çehreleri değişti.
Bu sene de mimari özelliği ve doğasıyla her geçen gün hakettiği ilgi ve özenin gösterilmeye başlandığı Kemaliye' nin tarihi dokusunun korumasına katkı sağlamak için çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Yine önemli ve değerli 8 evin daha onarılması amacıyla proje çalışmalarımızı tamamladık. 5 ay süren zorlu ve detaylı proje çalışması döneminden sonra T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ na sunduğumuz dosyamız onaylandı ve bu evler de restorasyon için yardım almaya hak kazandılar. Bütün bu gelişmelerden sonra yerel halkın sonuçlanan somut restorasyon çalışmalarını görüp etkilendiklerini farkettim. Bizlerin ve koruma bilincine sahip halkın her geçen yıl yapacağı çalışmalar ile; yıllardır doğası ,evleri ve kültürülye adından söz edilen Kemaliye, çok yakında Türkiye' nin sayılı açık hava müzelerinden biri haline getirecektir.
28 Eylül 2008 Pazar
23 Eylül 2008 Salı
Ulusal İçmimarlık Sempozyumu: Mekan Tasarımında Geleceğe Yönelik Yaklaşımlar
İçmimarlık alanında yaşanan gelişmeleri çok boyutlu ortak bir platformda toplayarak tartışmaya açmak, mesleki ve akademik anlamda bilgi paylaşımını güçlendirerek desteklemek amacı ile Ekim 2008'den başlayarak iki yılda bir düzenlenmesi planlanan "Ulusal İçmimarlık Sempozyumları"nın ilki, bu alanda köklü bir geçmişe sahip ve konusunda ilk meslek insanlarını yetiştiren bir kurum olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, İç Mimarlık Bölümü tarafından 22-24 Ekim 2008 tarihlerinde M.S.G.S.Ü. Oditoryumunda gerçekleştirilecek.Teması "Mekan Tasarımında Geleceğe Yönelik Yaklaşımlar" olarak belirlenen sempozyumun ana tema kapsamında; teknoloji, estetik, malzeme, kuram ve sürdürülebilirlik alt başlıklarını içeren konularda çalışma ve görüşlerini paylaşmak üzere, ilgili disiplinlerde faaliyet gösteren akademik ve profesyonel tüm meslek insanları, bildiri ve projeleri ile sempozyumda yer alacaklar.
23 Temmuz 2008 Çarşamba
Yeni restorasyon projeleri
aşağı umutlu köyünden dönüş
Geçen sene olduğu gibi bu sene de Kemaliye' de Kültür Bakanlığı tarafından restore edilmek üzere seçilen evlerin projelerine başladık. Ön çalışma ve rölöve alımı için geçen hafta Kemaliye'deydik. Projelendireceğimiz evlerin hepsi de birbirinden farklı mimari özelliklere, detaylı ahşap işçiliklerine sahipti. Evlerin büyüklüğünün yanısıra ,çoğu yıllardır kapalı durumda olduğu için ölçü almak hiç kolay olmadı. Ama 9 günlük yoğun çalışma sonucunda işimizi tamamladık. Boş zamanlarda gezdik,davetlere katıldık ve yine güzel anılarla Kemaliye'den döndük.
11 Temmuz 2008 Cuma
İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK MERKEZ LABORATUARI DEKORASYON PROJESİ
Uzun bir aradan sonra merhaba... İş yoğunluğu, bahar ve yazın gelişinin bünyede yarattığı gevşeme derken bloğumuza epeyce ara vermişim.
Bu arada İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Ana Bilim Dalı Merkez Laboratuarı dekorasyon projesini yapıyordum. Yaklaşık 2 aydır süren çalışmamız nihayet sonuçlandı. Detaylı görüşmeler sonucu hazırladığım proje ve yaptığımız uygulama başarılı bir şekilde tamamlanarak hastane çalışanları tarafından da büyük takdir ve beğeni kazandı. Mekanın düzenlemesinde önceliği doğru planlamaya verdim. Doğru işleyen plandan sonra pozitif enerji verecek renkler kullanmaya, yoğun kullanımdan etkilenmeyecek malzemeler seçmeye özen gösterdim. Bildiğimiz hastane önyargısından uzak, doktorların uzun mesailerini verecekleri bu iş ortamlarına evlerinde gibi hissedecekleri sıcak bir hava vermeye çalıştım. Bu çalışma sırasında Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr.Feyza Darendeliler ve Dr.Firdevs Baş 'ı ve Bilim Dalı'nın diğer çalışanlarını tanımaktan çok memnun oldum. Artık daha zevkle çalışacakları yeni mekanlarında ,başarılı çalışmalarını sürdürmelerini diliyorum.

27 Mart 2008 Perşembe
SİNAN' A SAYGI FOTOĞRAF YARIŞMASI
Bugün Çekül Vakfı ve Multi Turkmall desteğiyle düzenlenen "Sinan' a Saygı Fotoğraf Yarışması" nın Ayasofya Müzesi' ndeki ödül töreni yapıldı. Aslında bu yarışma ve devamında açılan fotoğraf sergisi Çekül Vakfı' nın Sinan eserlerine yönelik yapmayı planladığı çalışmalarından sadece biriydi.
Büyük usta Mimar Sinan' ın eserleri, üniversite öğrenimi sırasında ve sonraki iş tecrübelerinde esin kaynaklarımız olmuştur. Oluşturduğu her yapı müthiş bir zeka, işçilik ve kabiliyet ürünüdür. Fotoğraf sanatçısı gözüyle bakınca da ortaya çok farklı ve başarılı sonuçlar çıkmıştı. Yapıların şehir içideki duruşu, insanlarla ilişkileri ve aldıkları hasarlar da görülebiliyordu. Tabii Ayasofya' daki sergiyi gezerken farkettim ki günlük modern hayatın koşturması içinde etrafımızdaki sanat eserlerine gereken ilgiyi göstermiyoruz; yabancıların binlerce kilometre uzaktan gelip incelediği ve bizim içinde yaşadığımız şehirde bulunan eserleri yeterli sıklıkta ziyaret etmiyoruz.
Not: Sergiyi 6 Nisan' a kadar gezebilirsiniz. Özellikle mimarlığa ve fotoğrafa meraklı olanlarınızın görmesini tavsiye ederim. Sultanahmet' e de uzun zamandır gitmediyseniz tarihi köftecide yemek yiyebilir, müzeleri gezebilir ve hatta zamanınız varsa biraz aşağıya inerek Cağaloğlu' ndaki kitapçılara ve Kapalıçarşı' ya bile uğrayabilirsiniz.
17 Mart 2008 Pazartesi
BAHAR DALI
6 Mart 2008 Perşembe
Türk İşkadınları Rehberi' ndeyiz...
İlk defa yayınlanan Türk İş Kadınları Rehberi bugün elime ulaştı. Biz de Menekşe Tasarım olarak bu kaynak içinde tanıtım sayfamız,reklam sayfası ve tanıtım filmimiz ile yer alıyoruz Hemen hemen her sektörden kendi alanında başarılı kadın girişimcilerin yer aldığı bu kaynak, içeriği ve görselliğiyle gerçekten de başarılı bir çalışma olmuş. Tanıtımı ve dağıtımı da yeterli düzeyde yapıldığında bu rehber hem kişilerin ve firmaların hedef kitlelerine ulaşmasını sağlayacak, hem de kadınlar arası dayanışmayı güçlendirecektir.31 Ocak 2008 Perşembe
Almanak 2007
Yapı Endüstri Merkezi web sitesinde bir almanak yayınlamaya başladı. 2007 yılına ait önemli haberleri,etkinlikleri,sektörel haberleri,duyuruları görebileceğiniz almanakta olaylar konu başlıklarına yada tarihe göre seçilip sıralanabiliyor.Yapı Endüstri Merkezi' nin her zamanki gibi sektöre yönelik başarılı çalışmalarından biri daha. Meslektaşlarımın faydalanacağını düşünüyorum.www.yapi.com.tr
28 Aralık 2007 Cuma
19 Aralık 2007 Çarşamba
21 Kasım 2007 Çarşamba
Zaha Hadid
Etiketler:
arkitera,
mimarlık,
tasarım,
zaha hadidi
12 Kasım 2007 Pazartesi
ERZURUM
23 Ekim 2007 Salı
İç mimar mı ? Ne gerek var...
Mesleğimi çok sevmemin en önemli sebeplerinden birini bugün bir müşteriyle sohbet sırasında tekrar hatırladım. İnsanların içinde bulunmaktan zevk aldığı, huzurlu, yorucu olmayan mekanlar yaratma isteği... ve başarıldığında duyulan memnuniyet sözleri.
Önümde yeni tanıştığım bir bayana ait evin fotoğrafı var. Daracık bir antreden sonra ulaşılan büyük bir salon, insan boyutlarını aşan dolaplar, tasarımına özenilmiş fakat ışığın yanlış açıdan geldiği televizyon köşesi, odanın tarzına uymayan bir halı... Müşteri mutsuz. Aylarca dergilere bakıp kendi çabalarıyla özenerek yaptırdığı ve 1 ay yaşamaya katlanabildiği bu oturma odasını sevmiyor. Bilenler bilir. Bitmiş işi düzeltmek yeniden yapmaktan 10 kat daha zordur. Ama acil çözüm bulmalıyız.
İç mimarın görevi, yıllardır aldığı eğitimin en önemli amaçlarından biri; işlevlerle doğru ölçüleri buluşturmak ve zevkini konuşturup " güzel " alanlar oluşturmaktır. Zamanlarımızın çoğunun kapalı mekanlarda geçtiğini düşünürsek, mekan düzenlemelerinin ruh halimizi ve yaptığımız işi doğrudan etkilediğini inkar edemeyiz.
Yapılan iş konut ise sıkıntılı bir günün ardından gittiğinizde yüzde yüz rahat etmelisiniz. Odanız iyi uyku uyumanızı sağlayacak derecede ışık almalı, yatağınızın yönü doğru, gardrobunuz sabah aceleyle aradığınızı bulmanızı sağlayacak kadar iyi organize edilmiş olmalı. Ofisiniz rutin işlerinizin haricinde bir de planlamasıyla sizi yormamalı. Fotokopi makinasına ulaşmak engelli koşuya dönüşmesin, arkanızdaki dolaptan evrak almak için beliniz kolunuz ağrımasın, renkler sektörünüzü yansıtsın...
Yada bir toplantıdasınız, sohbet sürüyor, karşınızdakilerle iletişiminiz iyi ama yolunda gitmeyen birşeyler var. Işık yanlış yerden mi geliyor, koltuk mu rahatsız, renkler mi sıkıcı ? Sebebi herkesin ilk bakışta bulması mümkün değil. Zaten bir kesime çok kolay gelen mesleğimizin önemi iş bittikten, mekanın içinde yaşamaya başladıktan sonra anlaşılıyor ki o zaman da" geçmiş olsun "
Şimdi ben önümdeki fotoğraftaki yeni halıyı mı değiştirin diyeyim, yeni yapılan dolapları mı kaldırın? Biraz düşüneyim en iyisi....
21 Ekim 2007 Pazar
Taşlar arasında yaşam - Kapadokya
5 Ekim 2007 Cuma
5 Adet Tarihi Ev Rölövesi
Bir süredir Kültür Bakanlığı tarafından ödenek verilecek olan 5 tarihi evin restorasyon projelerini hazırlıyorum. Daha önce de benzer projeler ve uygulamalar hazırlamıştım. Fakat bu sefer hem kurula teslim edeceğimiz sürenin çok kısıtlı olması, hem de proje sayısının fazla olması biraz sancılı günler geçirmeme sebep oldu. Yaklaşık 15 gündür gecem gündüzüm çizim yapmakla geçiyor diyebilirim. Ama tamamlandığında, yöremizin mimari özelliklerini yansıtan 3 sokağı kapsayan güzel bir iş olacağını düşündükçe seviniyorum.
Bu arada Eylül ayı sonuna kadar hayata geçirmeyi planladığım aksesuar tasarımlarım, dergilere çekim için gönderilmesi gereken ürünler ve yeni siparişlerimiz vardı. Bunları biraz ertelemek zorunda kaldım. Bloğuma da istediğimin zamanı ayıramadım. Ekim ayının 10' u gibi projeleri teslim etmiş olacağım ve koruma kurulu tarafından ilk kontrolleri yapılacak. Ve rahatlamış olarak bekleyen işleri hayata geçireceğim. Mağazamız da yeni bir vitrin düzeni ve orjinal aksesuarlarla yenilenmiş olacak. Çok yakında ...:)
Bu arada Eylül ayı sonuna kadar hayata geçirmeyi planladığım aksesuar tasarımlarım, dergilere çekim için gönderilmesi gereken ürünler ve yeni siparişlerimiz vardı. Bunları biraz ertelemek zorunda kaldım. Bloğuma da istediğimin zamanı ayıramadım. Ekim ayının 10' u gibi projeleri teslim etmiş olacağım ve koruma kurulu tarafından ilk kontrolleri yapılacak. Ve rahatlamış olarak bekleyen işleri hayata geçireceğim. Mağazamız da yeni bir vitrin düzeni ve orjinal aksesuarlarla yenilenmiş olacak. Çok yakında ...:)
30 Eylül 2007 Pazar

Geçen sene ilki yapılan Kültür Bakanlığı 2006 yılı Ulusal Mimarlık Koruma Ödülleri Mimarlık Yarışması' nda " meydan düzenlemesi " projemizle başarı ödülü almıştık. Bu sene de 2007 yılı Ulusal Mimarlık Yarışması' na hazırladığım yeni bir projeyle katıldık. Bu sefer konumuz " sokak sağlıklaştırma ve hamam restorasyonu ". Sunumlarımızı geçen hafta kargoyla bakanlığa gönderdim. Şimdi sıra Kasım ortalarında açıklanacak olan sonuçları beklemekte. Tabii ki detayları zamanı geldiğinde sizlerle paylaşacağım. Umarım çalışmalarımız bu sene de başarılı bulunur.
Etiketler:
eski eser,
iç mimarlık,
kemaliye,
mimarlık,
restorasyon
24 Eylül 2007 Pazartesi
İstinye Park
Merakla beklediğimiz İstinye Park Alışveriş Merkezi nihayet açıldı. Resmi açılışı Ekim ayı sonunda olacakmış fakat şu anda da girip gezilebiliyor. Bu tesise alışveriş merkezi demek haksızlık olur herhalde. Öncelikle çok büyük bir alana konumlanmış ve klasik alışveriş merkezi anlayışının dışına çıkarak bir kasaba havasında hazırlanmış projesi ile benzerlerinden büyük farkları var. Yerli yabancı birçok marka ve Türkiye' ye ilk defa gelen firmalara ait yaklaşık 300 mağaza bulunuyor. Bunun yanında nostaljik pazar yeri, içinde bakkal, manav, balıkçı gibi küçük esnafın bulunduğu Kadıköy ve Beşiktaş Çarşısı' na benzer çarşı alanları gibi bölümler de oluşturulmuş. Doğal bir ortam oluşturmak için bolca bitki kullanılmış. İstiklal Caddesi' ne benzeyen ana caddeye arabanızı park edip gezintiye başlayabiliyorsunuz, alışveriş merkezi içindeki 40 'a yakın restoranda soluklanabiliyorsunuz.Esprili bir web sitesi de hazırlamışlar,şu adresten ziyaret edebilirsiniz.İstanbul' un nüfusu arttıkça ve mesafeler uzadıkça her semte böyle bir merkez gerekecek gibi gözüküyor. Kadıköy Çarşısı' nı, İstiklal Caddesi' ni mi özlediniz? Yanıbaşınızdaki alışveriş merkezinde biraz olsun özleminizi giderebilirsiniz.
20 Eylül 2007 Perşembe
2008 iç mekan trendleri
2008 yılının iç mekan trendlerinden artık biraz bahsetmenin zamanı geldi. Genellikle tekstil alanında olduğu gibi mimaride de "trend" olanı, tamamen moda kurbanı olmadan az yada çok kullanmayı seviyoruz...Sanırım önemli olan neyi nerede kullanacağını bilmek, sadelikten uzaklaşmadan detaylarla fark yaratmak. Ve kullandıklarımızı kişiliğimize, yaşam tarzımıza yakıştırabilmek.
İşte 2008' de iç mekan tasarımında kullanılacağı öngörülen 3 farklı tema.Fikriniz olsun:)
1-Zamansızlık ve Sadelik: Gri, gri-mavi, gri-yeşil ve beyaz rengin hakim olduğu mekanlar, sade hatlar son yılların tasarım anlayışının en belirgin özelliği olma yolunda. Özellikle grinin etkisinin 2- 3 yıl daha süreceği konuşuluyor.
2-Etnik: Pekin' de yapılacak olan Beijing Olimpiyatlarının da tetiklemesiyle etnik tarz için büyük bir pazar oluşacağa benziyor. Son yıllarda nereye dönersek karşımıza çıkan Hint işleri, Çin işleri, Rus işleri artarak piyasayı kaplamaya devam edecekler ne yazık ki...
3-Tabiat: 2008' in en baskın trendi. Doğal malzemeler( hasırlar,taşlar,kabuklar) hep hayatımızdaydı ama yine olacaklar. Sık sık telafuz ettiğimiz küresel ısınma, susuzluk, organik, doğal, bitkisel gibi kavramlarla popülerleşen "doğal yaşam arzusu" , tasarımlarda ve mekanlarda da etkisini gösterecek. Yeşil, doğal tonlar, bitkisel dokular bol bol kullanılacak.
İşte 2008' de iç mekan tasarımında kullanılacağı öngörülen 3 farklı tema.Fikriniz olsun:)
1-Zamansızlık ve Sadelik: Gri, gri-mavi, gri-yeşil ve beyaz rengin hakim olduğu mekanlar, sade hatlar son yılların tasarım anlayışının en belirgin özelliği olma yolunda. Özellikle grinin etkisinin 2- 3 yıl daha süreceği konuşuluyor.
2-Etnik: Pekin' de yapılacak olan Beijing Olimpiyatlarının da tetiklemesiyle etnik tarz için büyük bir pazar oluşacağa benziyor. Son yıllarda nereye dönersek karşımıza çıkan Hint işleri, Çin işleri, Rus işleri artarak piyasayı kaplamaya devam edecekler ne yazık ki...
3-Tabiat: 2008' in en baskın trendi. Doğal malzemeler( hasırlar,taşlar,kabuklar) hep hayatımızdaydı ama yine olacaklar. Sık sık telafuz ettiğimiz küresel ısınma, susuzluk, organik, doğal, bitkisel gibi kavramlarla popülerleşen "doğal yaşam arzusu" , tasarımlarda ve mekanlarda da etkisini gösterecek. Yeşil, doğal tonlar, bitkisel dokular bol bol kullanılacak.
19 Eylül 2007 Çarşamba
Mimarın baş tacı programları
1-çizmek için Autocad (alternatifi idecad, ocad bucad)
2-modellemek için 3dsmax (alternatifi Maya, rhino, cinema 4d, sketch-up)
3-sıkıntıdan patlamamak için msn messenger (skype falan da olur)
4-hataları eksikleri kapatmak için photoshop (alternatifi yok)
5-bitirilen çalışmayı müşteriye yollamak için ms office-outlook (openoffice demeyin bana)
( ilk5 ten alıntıdır )
tamamen doğru bir liste...
tabii programların yanında mimarda sabır ve yetenek te olursa iyi olur :)
2-modellemek için 3dsmax (alternatifi Maya, rhino, cinema 4d, sketch-up)
3-sıkıntıdan patlamamak için msn messenger (skype falan da olur)
4-hataları eksikleri kapatmak için photoshop (alternatifi yok)
5-bitirilen çalışmayı müşteriye yollamak için ms office-outlook (openoffice demeyin bana)
( ilk5 ten alıntıdır )
tamamen doğru bir liste...
tabii programların yanında mimarda sabır ve yetenek te olursa iyi olur :)
17 Eylül 2007 Pazartesi
Kentler çocuklarındır..!
Bizim de gönüllü olarak etkinliklerine katıldığımız ve tarihi dokuyu koruma çalışmalarına projelerimizle destek olduğumuz Çekül Vakfı çalışmalarına devam ediyor.ÇEKÜL Vakfı’nın 2003 yılında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu’nun desteğiyle başlattığı “Kentler Çocuklarındır Kültürel Eğitim Programı” 2007 yılı uygulamaları geçtiğimiz günlerde sona erdi. Çocukların kentlilik bilincinin ve kültürel kimlik duygusunun gelişmesi, yaşadıkları kentin kültürel zenginliğinin farkına varmaları amacıyla ÇEKÜL, 2007 yılında Tarihi Kentler Birliği ile işbirliği yaparak, Tarihi Kentler Birliği’ne üye altı kentte eğitim programını uyguladı. Konusunda uzman eğitmenler tarafından yapılan sunumlar ve etkinliklerle öğrenciler, üç gün boyunca kentlerinin tarihi, coğrafi, arkeolojik, mimari ve folklorik özelliklerini öğrendiler. Muğla, Şanlıurfa, Kayseri, Amasya, Midyat ve Kars kentlerinde yapılan eğitimlerde toplam 116 çocuk kentlerinin “kültür elçisi” oldular. “Kentler Çocuklarındır Kültürel Eğitim Programı”, yıl içerisinde her kentte farklı zamanlarda uygulandı.
2007 yılı çalışmalarına, İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü’nden on iki öğrenci gönüllü eğitimci olarak katıldı. Ayrıca ÇEKÜL Vakfı’nın yereldeki temsilcileri, Tarihi Kentler Birliği’ne üye belediyelerin başkanları ve çalışanları eğitim programına kesintisiz destek verdiler. Eğitimin kısa bir süre önce sona ermesine rağmen, şu anda altı kentteki “kültür elçileri”nin çalışmaları devam ediyor. “Kültür elçileri” belirli aralıklarla bir araya gelerek neler yapabileceklerini planlıyorlar ve yeni projeler üretiyorlar.
Etiketler:
çekül vakfı,
kemaliye,
restorasyon,
tkb
13 Eylül 2007 Perşembe
" Beyaz " yalan söylemez
Beyazı oldum olası severim. Beyaz dürüsttür. Üzerine koyduğunuz objeyi olduğu gibi gösterir, saklamaz. Renklerin hakkını verir, yansımalarla değişmelerini önler. Beyazı kullanmak ta cesaret ister dolayısıyla. Beyaz fon üzerinde sergileyeceğiniz tasarımdan çok emin olmanız gerekir. Neyse o dur, farklı gösteremezsiniz.Fakat mekanlarda hala bu rengi sık kullanamıyoruz. "Çabuk kirlenir", "çok mu sade oldu?" gibi yorumlarla karşılaşıyoruz. Ama verdiği ferahlık hissine alışan da vazgeçemiyor doğrusu.
" Frame "dergisi, Ağustos sayısını beyaz renge ayırmış. Beyaz ile tasarım yapmanın olumlu-olumsuz yönlerinden bahsetmişler. Dergide beyaz kullanarak tasarım yapan birçok sanatçıya yer verilmiş. Peter Callesen de bunlardan biri. Kağıt kesme yöntemiyle ilginç, biraz da esprili eserler yapıyor. İşte birkaç örnek...

Etiketler:
beyaz,
kağıt,
malzeme,
menekşe tasarım,
renk
12 Eylül 2007 Çarşamba
11 Eylül 2007 Salı
İstanbul Design Week
Dikkat ettiğim diğer özellik ise firmaların ve tasarımcıların eski ürünleri kullanma çabasıydı. '40 lı, '60 lı yıllardan kalma sehpalar, koltuklar, radyolar, seramikler üzerinde oynanarak yenilenmiş, imaj değiştirmişti. Örneğin ananemin evinden aşina olduğum sehpa fuşya rengiyle karşımdaydı. Nişantaşı' ndaki evlerde rastladığımız eski çiniler bir masanın tablasında kullanılmıştı. Dantelle kaplanmış dev aydınlatma da ilgi çekiciydi.
6 Eylül 2007 Perşembe
Kemaliye - Sn.Bilgin Evi
Kaba inşaatı ve dış cephe kaplamasının tamamına yakını biten evin iç dekorasyonu da hızla ilerliyor. Geçtiğimiz haftalarda vitrifiyeleri, seramikleri, vitrayları monte edilmek üzere gönderdik. İmes içindeki Selen Banyo Aksesuarlarından aldığımız bataryalar geçekten çok şık.
Yörenin mimari özelliklerinden olan tepe pencerelerine uygulanan vitraylar da, binanın en göz alıcı detaylarından biri…Eski Osmanlı motiflerinden esinlenerek çizdiğimiz vitray desenlerinin uygulaması da tam istediğimiz gibi olmuş…Şimdi sırada ahşap imalatları var. Odalara yapılacak geleneksel şerbetliklerin, banyolardaki dolapların, mutfak mobilyalarının uygulama projelerini hazırlayıp imalata vereceğiz. İlerleyen aylarda yapının iç mimarisi ve peyzajı tamamen bittiğinde son halini sizlerle paylaşacağım
Etiketler:
kemaliye,
restorasyon,
tasarım,
tavsan,
vitray
5 Eylül 2007 Çarşamba
Kanuni' nin oğlu " Cihangir "
Geçen hafta uzun zamandır gitmediğimiz Cihangir' e gittik. Anılar yine canlandı. Tabii 50 yıl öncesinin Cihangir' iyle şu anki çok farklı. Eskinin mütevazi semti şimdi bohem havaya bürünmüş. Şık cafeler, antikacılar açılmış; kiralar artmış, satılık ev kalmamış. Eski sakinler neredeyse misafir konumuna geçmiş, sonradan gelişen sosyal hayatı merakla seyrediyorlar. Turistler daracık sokaklarda geziyor, kenar köşeyi keşfetmeye çalışıyor. Eski evlerin kapı önlerinde, camlarında hala bakımlı,sarışın,zarif teyzeler var. Esnaf mutlu ve kibar.Orta yaşlıları daha atik; yeni çağa uyum sağlamış. Eski topraklar ise sakin sakin işlerini yürütüyorlar.
50 yıl önceki durumu bilemiyorum ama ben semtin şu anki haline bayılıyorum. Arada bir gidip projelerimde kullanmak üzere aksesuarlar seçmek, eski binaları incelemek, yeni tasarımlarla karşılaşmak hoşuma gidiyor. Devamlı kaldığınızda dar sokaklar, yüksek kiralar, otopark sorunu sıkıntı verebilir. Ama yine de Taksim' e yakın olmanın avantajını yaşayabilirsiniz, Fransız tarzındaki cafelerde yemek molası verebilirsiniz, meşhur Çınar Altı Kahvesi' nde çayınızı içip entellektüel sohbetlere kulak kabartabilirsiniz. Ünlü sanatçılardan 1-2 simaya rastlarsanız da cabası...
50 yıl önceki durumu bilemiyorum ama ben semtin şu anki haline bayılıyorum. Arada bir gidip projelerimde kullanmak üzere aksesuarlar seçmek, eski binaları incelemek, yeni tasarımlarla karşılaşmak hoşuma gidiyor. Devamlı kaldığınızda dar sokaklar, yüksek kiralar, otopark sorunu sıkıntı verebilir. Ama yine de Taksim' e yakın olmanın avantajını yaşayabilirsiniz, Fransız tarzındaki cafelerde yemek molası verebilirsiniz, meşhur Çınar Altı Kahvesi' nde çayınızı içip entellektüel sohbetlere kulak kabartabilirsiniz. Ünlü sanatçılardan 1-2 simaya rastlarsanız da cabası...
31 Ağustos 2007 Cuma
Mor Renk
Çok küçük yaşlardan beri mor renge olan düşkünlüğümü ailem ve arkadaşlarımın çoğu bilirler. O kadar ki düşkünlüğüm bu yaşlara kadar devam etti ve hatta firma ismimize de ilham verdi. Ofisimi her gören öncelikle renklerin iyi seçilmiş olduğunu ve genel havanın olumlu enerji verdiğini söyleme ihtiyacı duyuyor. İşin sırrı meğer "mor renk" teymiş :) Benim iç güdüsel olarak peşinden koştuğum bu renk, insanı mutlu yapan tek renkmiş. Okuduğum bir yazıya göre: Kırmızı insanı aktif yapar, mavi dinlendirirmiş. Kırmızı ve mavinin karışımı olan mor ise insan ruhunu dengeye kavuşturur ve mutluluk hormonunu kışkırtırmış. İşte heryerde aradığımız mutluluğun sırrı...:)
23 Ağustos 2007 Perşembe
ASSOS - GİZLİ CENNET
Mimari özelliklerini Yunan Medeniyeti' nden alan Assos' ta taş işçiliği ön planda.Tepede bulunan Athena Tapınağı, kentin sembolü diyebiliriz. Özellikle bu sıcakta oraya kadar çıkmak biraz zahmetli olsa da yolun kenarına kurulan tezgahlara bakınarak bir çırpıda tırmanıyorsunuz. Üstelik tepeden aşağıya bakınca da kendinizle gurur duyacaksınız :)Eşe dosta hediyelik almak isterseniz seçenekleriniz: otantik takılar, keten örtüler, Assos yazılı havlu, anahtarlık, küllük ve benzeri ıvır zıvır .Ve tabii ki zeytinyağı...Sakın almadan dönmeyin çünkü şehirlerde satılanlarda aynı lezzeti bulmanız çok zor.
Yöredeki tek problem ulaşım diyebilirim. Bizim gibi özel arabanız olmadan gidecekseniz işiniz zor. Çevreyi gezmek için taksilerden yaralanmanız gerekir ki herzaman bulamıyorsunuz ve biraz masraflı oluyor. Kalacağınız yer Assos Merkez' e uzaksa minübüslerle ulaşım sağlanabiliyor. Fakat son kalkış saatleri 18:30 :) Dolayısıyla akşamları canlı müzik dinleyebileceğiniz mekanlara gitmek için dönüşte taksi sırası beklemeyi yada yürümeyi göze almak gerekiyor.
21 Ağustos 2007 Salı
Tarihi Kentler Birliği Elazığ Buluşması

TKB 2007 yılının üçüncü seminerini Elazığ'da gerçekleştirdi. 4-5 Ağustos 2007 tarihleri arasındaki seminerin başlığı “Geleneksel Kent Dokularının Yeni Gelişme Alanlarıyla Buluşması”ydı.Kemaliye Belediye Başkanı' mızın da konuşmacı olarak katıldığı seminerde biz de davetliler arasındaydık...Çeşitli yarışmalarda ödül kazanan restorasyon projelerimizi diğer katılımcılarla paylaştık ve beğeni topladık.
Elazığ' ın kültürel zenginliği, misafirperverliği ve doğuda karşılaşmayı ummadığımız modernliği ise gerçekten etkileyiciydi.
Özellikle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşarı Enis Yeter'in Avrupa'da birçok kentte bin yıllık eserleri görebilme imkanı bulunduğu örnek vererek "Portakal bahçeli meydanlara açılan sokak dokularını 21. yüzyıla taşımışlar. Nerede bizim sokak dokularımız? Nerede geleneksel yapılarımız? Kültür yoksa kent de yok. Bu sloganı tüm Türk insanının bilincine yerleştirmek TKB yöneticilerine tavsiyemdir. Ne kadar toplumumuza anlatırsak, inandırırsak o kadar çok şey kazanmış olacağız." şeklindeki konuşması toplantının amacını özetler gibiydi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






